Göynem’de bir gelenek haline gelen ve her dügün ve sünnet merasımlerinde vazgeçilmez ve yapılmasa büyük bir eksiklik olarak algılanan karakucak güreş müsabakalarının sonuncusu.Çünkü bu müsabakadan sonra Göynem ve çevresinde karakucak güreşleri yapılmadı. Göynem’in yaylalarına cıkan Antalyalı yörükler çok özel ilgi gösterirler ve kıran kırana güreşler olur sonuçta yine dost olarak ayrılırlardı. Bir zamanlar Samsundan,Konyadan,Antalyadan kulub güreşçilerinin bile vazgeçilmez bir er meydanıydı,ama nedendir bilinmez bu Göynemde son güreş müsabakası oldu.
Çevre kasaba ve köylerden çok katılım olurdu. Ata sporu güreşe gönül veren çok maharetli pehlivanlar hünerlerini gösterir ve kasaba ve köylerden gelen seyircilerde doyasıya güzel güreşler seyrederdi.
“İnsan gölge peşinde koşmaz. Dünya gölge gibidir. Nasıl güneşe karşı gidilse, gölge seni takip eder, peşini bırakmazsa; güneşe arka çevirirsen, gölge öne düşer, ne kadar koşsanyetişip yakalamak kaabil olmaz. Hakka dönüp (gölge misâli dünyayı) kendine tâbi kılmalı..”
Duâda Dikkat Edilmesi Gereken Bir Husus
“Büyükler, “Yâ Rabbî, bizi tahammül edemeyeceğimiz imtihana tâbi tutma” diye duâ ederler de, “Bizi imtihana sokma” demezler.
Zira imtihanda terfî-i derece var. Siz, “Yâ Rabbî, ben imtihan ehli değilim, beni imtihan etme, Habîbin iltimâsı ile, bizi bu âlemden imtihansız olarak göçür” diye dua edersiniz. “Allah imtihan ediyor” gibi sözleri aslâ konuşmamalı. Zira kim imtihan verebilir?”