Arşiv Ekim, 2007
Yazan: beysehirliyiz Ekim 31, 2007

Herkesi kabir sıkar
Sual: Kabir sıkması diye bir şey var mıdır?
CEVAP
Elbette vardır. Kabir azabı ve kabrin sıkmasına inanmayan bid�at sahibi olur. Hakkında hadis olsa da, olmasa da, kabir azabına inanmam diyen dinden çıkar.
İmam-ı a’zam hazretleri buyurdu ki:
(Kabirde ruhun cesede iadesi ve kabrin sıkması ve azap edilmesi haktır.) [Kavl-ül fasl]
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Kabrin bedeni sıkması vardır. (3/17)
İmam-ı Gazali hazretleri de buyuruyor ki:
Kabir azabı ruha ve cesede birlikte olacaktır. (İhya)
Kara ve denizde ölene de sual sorulur. (Nuhbet-ül-leâli s.116, Bidaye s.91)
Ahirette peygamberler dahil, herkese sual sorulacağı gibi, kabir sıkması da herkese olacaktır. Kâfirleri ve fasıkları çok şiddetli sıkacaktır. Peygamber, sahabe ve salihleri ise adeta okşar gibi hafif sıkacaktır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Kabrin sıkmasından kurtulan biri olsaydı, Sa�d bin Muaz kurtulurdu.) [İ.Ahmed]
(Zekeriya oğlu Yahya’yı kabrin sıkması, yediği bir arpa sebebi ile olmuştur.) [İ. Rafii]
(Kabrin sıkması bir müminin affedilmemiş günahlarına kefarettir.) [İ. Rafii]
(Yemin ederim ki, 99 ejderha Kıyamete kadar, kâfire kabrinde azap eder.) [Ebu Ya�la]
Kurretüluyun kitabındaki hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Namazı özürsüz kılmayana, Allahü teâlâ 15 sıkıntı verir. Bunlardan altısı dünyada, üçü ölüm anında, üçü kabirde, üçü kabirden kalkarken olur. Kabirde çekeceği acılar şunlardır:
1- Kabir onu sıkar. Kemikleri birbirine geçer.
2- Kabri ateşle doldurulur. Gece, gündüz onu yakar.
3- Allahü teâlâ, kabrine çok büyük yılan gönderir. Dünya yılanlarına benzemez. Her gün, her namaz vaktinde onu sokar. Bir an bırakmaz.)
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
İyi bir kimse, talihli bir insan, kusurları, günahları, lütuf ve ihsan ile af olunan ve yüzüne vurulmayan kimsedir. Eğer günahı yüzüne vurulursa ve bunun için de, merhamet olunarak, yalnız dünya sıkıntıları çektirilip günahları, böylece temizlenen kimse de, çok talihlidir. Bununla da temizlenmeyip, geri kalan günahları için, kabir sıkması ve kabir azabı çekerek günahları biten, kıyamette, mahşer meydanına günahsız olarak götürülen de, ne kadar çok talihlidir. Eğer böyle yapmayıp, ahirette de cezalandırılırsa, yine adalettir. Fakat o gün, günahlı olan ve mahcup ve yüzleri kara olan, ne kadar güç durumdadır. Ama bunlardan, Müslüman olanlara yine acınacak, bunlar, sonunda yine merhamete kavuşacak, Cehennem azabında, sonsuz kalmaktan kurtulacaktır. Bu da, büyük bir nimettir. (M. 266)
Ölü kabre konunca, bilinmeyen bir hayat ile dirilecek, rahat veya azap görecektir. Münker ve Nekir adındaki iki meleğin, bilinmeyen korkunç insan şeklinde mezara gelip sual soracaklarını hadis-i şerifler açıkça bildirmektedir. Doğru cevap verenlerin kabri genişleyecek, buraya Cennetten bir pencere açılacaktır. Sabah ve akşam, Cennetteki yerlerini görüp, melekler tarafından iyilikler yapılacak, müjdeler verilecektir. Doğru cevap veremezse, demir tokmaklarla öyle vurulacak ki, bağırmasını, insandan ve cinden başka her mahluk işitecektir. Kabir o kadar daralır ki, kemiklerini birbirine geçirecek gibi sıkar. Cehennemden bir pencere açılır. Sabah ve akşam Cehennemdeki yerini görüp, mezarda, mahşere kadar, acı azaplar çeker. (Herkese Lazım Olan İman)
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: ÖLÜM - ECEL, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, KABİR HAKKINDA HERŞEY, SORU ve CEVAPLAR, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 31, 2007

Kabir hayatı ve azabı
Sual: Ruh nedir? Ölünce ruh nereye gider?
CEVAP
İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, insanın ruhunu bilinemez şekilde yarattı. Ruh, madde değildir, belli bir yeri yoktur. Ruh, bedenin ne içinde, ne dışındadır, ne bitişik, ne ayrıdır. Yalnız onu varlıkta durdurmaktadır. Bedenin her zerresini diri tutan ruhtur. Bunun gibi, âlemi varlıkta durduran Allahü teâlâdır. Allahü teâlâ, bedeni ruh vasıtası ile diri tutmaktadır. (Müjdeci Mektublar)
Ahlak-ı alaide buyuruluyor ki:
(Aklın erdiği bilgileri anlayan, his organlarından beyne gelen duyguları alan, bedendeki bütün kuvvetleri, hareketleri idare eden, kullanan ruhtur. Ruh, göz vasıtası ile renkleri, kulak ile sesleri kavrar, sinirleri çalıştırır. Adaleleri hareket ettirir, böylece bedene iş yaptırır. Böyle işlere ihtiyari yani istekli işler denir. Aklı kullanmak düşünmek ve gülmek gibi şeyleri yapan ruhtur.
Ruh parçalanmadığı ve parçalardan meydana gelmediği, yani mücerred olduğu için, hiç değişmez, bozulmaz, yok olmaz. Ruh bir sanatkâra benzer. Beden bu kimsenin elindeki sanat aletleri gibidir. İnsanın ölmesi ruhun bedenden ayrılmasıdır. Bu da sanatkârın sanat aletlerinin yok olmasına benzer.)
İmam-ı Gazali hazretleri buyuruyor ki:
(Cesetten ayrılan ruh, ya azaba veya nimete kavuşur. İyilerinki yükselir, kötülerinki yedi kat yerin dibine iner. Bedenden ayrılan ruh, aletsiz, vasıtasız olarak her şeyi bilir. Bunun için çeşitli nimet veya azapla karşılaşır.
Ruh bedende iken, herhangi bir uzuv, mesela insanın bir ayağı felç olsa, ruh bu ayağa tesir edemez, onu harekete geçiremez. Ölüm ise, bütün uzuvların felç olmasına benzer, ancak ruh, bedenden ayrılınca, müstakil olarak yine bilir, görür, anlar, sevinir, üzülür, bu halleri yok olmaz. Bu hali, bütün ruhlar yok edilinceye kadar devam eder. Herkes dirilince, her ruh, yeniden meydana gelen cesede tealluk eder.)
Sual: Ölüye kabirde neler sorulacaktır? Mumyalanıp, kabre konulmazsa yine sual olur mu?
CEVAP
Kabirde akaidden veya çeşitli akaid ile amelden veya herkese başka şeylerden sual edileceği Feraid-ül-fevaid kitabında yazmaktadır. İman ve ibadet kitabında, kabirde münker ve nekir meleklerine cevap olarak Rabbimizin Allahü teâlâ, Peygamberimizin Muhammed aleyhisselam, dinimizin İslam, kitabımızın Kur’an-ı kerim, kıblemizin Kâbe-i şerif, itikadda mezhebimizin Ehl-i sünnet vel cemaat olduğu, amelde ise dört hak mezhepten hangisi ise, onu öğrenmek gerektiği bildirilmektedir.
Salih kimse için kabir suali kolaydır. Bu bakımdan dinimizin emir ve yasaklarını öğrenip ona göre amel etmeye çalışmalıyız.
Mumyalanıp hep dışarıda kalan ölüye ve yanıp kül olan kimselere de kabir suali olur. (Sirac-ül-vehhac ve Camiussagir şerhi)
Yazının devamını oku »
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: ÖLÜM - ECEL, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, KABİR HAKKINDA HERŞEY, SORU ve CEVAPLAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 31, 2007

Canlar nasıl alınır?
Sual: Dünyanın çeşitli yerlerinde, binlerce, hatta milyonlarca insan, trafik kazası, deprem, savaş gibi sebeplerle aynı anda ölüyor. Ölüm meleği bir anda bunların canını nasıl alır?
CEVAP
Azrail aleyhisselamın kudretinden şüphe etmek, Allahü teâlânın kudretinden şüphe etmeye kadar gidebilir. Allahü teâlânın kudretinin büyüklüğünü bilen kimse, sebebini bilmese de, İslam�a teslim olup, Allah`ın her şeye gücü yetebileceğine inanması gerekir.
Bugün bir düğme ile bir veya birkaç şehrin bütün elektrikleri aynı anda söndürülebilmektedir. Ölüm meleği de ruhları bundan daha tez almaktadır.
İbrahim aleyhisselam, ölüm meleğine sual etti ki:
- Ey ölüm meleği, eceli gelen insanların bir kısmı doğuda, bir kısmı batıda olsa, yahut kuzeyde ve güneyde aynı anda zelzele olup ölseler, yahut da dünyanın çeşitli yerlerinde savaş olsa, aynı anda binlerce, milyonlarca insan ölse, aynı anda bunların hepsinin ruhlarını nasıl alıyorsun?
Ölüm meleği cevap verdi:
- Allah`ın izniyle onların ruhlarını çağırırım, derhal avucumun içinde oluverirler.
Süleyman aleyhisselam, ölüm meleğine sual etti:
- İnsanların ruhlarını kimini genç yaşta, kimini bebekken, kimini ihtiyarlayınca alıyorsun. Ruhları almada ölçün nedir?
Ölüm meleği dedi ki:
- Bana eceli gelenlerin listesi verilir. Ben verilen listeyi tatbik ederim. Başka işe karışmam.
Ölüm meleği gelip, Süleyman aleyhisselamın yanında oturan bir kimseye dikkatli bakmaya başladı. Sonra çıkıp gitti. O zat, Süleyman aleyhisselama sual etti:
- Kimdi o bana öyle can alacak gibi bakan?
- Ölüm meleğiydi.
- Beni onun pençesinden kurtar! Rüzgara emret, beni Hindistan`a götürsün!
O zatın bu isteği derhal yerine getirildi. Ölüm meleği ikinci defa Süleyman aleyhisselamın yanına gelince, Hazret-i Süleyman sual etti:
- Geçen gelişinde yanımdaki zata niçin öyle bakmıştın?
- Şimdi onun ruhunu alıp geldim. Bana onun ruhunu Hindistan�da almam emredilmişti. Ömrü biterken, hâlâ burada bulunduğu için öyle bakmıştım. (Mesnevi)
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: ÖLÜM - ECEL, BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, SORU ve CEVAPLAR, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İBRETLİK, İLGİNÇ | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 31, 2007

Bildiğimiz işin maaşı
Halife Harun Reşit, İmam Ebu Yusuf`u zamanın temyiz mahkemesi reisliğine getirmişti. Adamın biri ona bir soru sordu ve “bilmiyorum ” cevabını aldı. Adam; - Nasıl bilmezsin, bir de devlet hazinesinden maaş alıyorsun, diye çıkıştı. Ebu Yusuf da şöyle cevap verdi;
- Kardeşim, bize bildiğimiz şeylere maaş veriliyor. Eğer bilmediklerimiz için ücret alsaydık devletin hazinesi yetmezdi.
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GÜZEL SÖZLER, GENEL, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 31, 2007

avcı temel
dört kişilik bir avcı grubu,tecrübeli avcı Temel’in önderliğinde ilerlemektedir.
Karşılarına küçük bir delik çıkar.
Temel: yatın yere tavşan deliği!
Bütün avcılar yere yatarlar.Gerçekten bir müddet sonra delikten tavşan çıkar.
Avcılar hemen vururlar.Tekrar yürümeye başlarlar.
Bir süre sonra büyükçe bir delik çıkar.
Temel: yatın yere ,tilki değili!
Yatarlar.Biraz sonra tilki çıkar ,onu da vururlar.
Tekrar yola düşerler.Bu defa daha büyük bir delik çıkar.
Temel:Yatın yere, ayı ini!
Yere yatarlar ve çıkan ayıyı vururlar.
İyice keyiflenen avcılar yürümeye devam ederler.
Kısa bir zaman sonra kocaman bir değilin başında dururlar
Acemiler hep birden temele bakarlar.
Temel: uşaklar ne çıkacağını bilmiyorum.Ama yatin yere,ne çıkarsa bahtımıza.
Ertesi gün gazetelerde:
-dört avcı tren altında can verdi!
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: FIKRALAR, MiZAH, MUHABBET | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 30, 2007

Bu Dünyanın En Bahtiyar İnsanları
“Sizi tebrik ederim çocuklar. Akranlarınız şehvete esir olup nefis ve heva peşinde başıboş dolaşırken, sizler Hazret-i Mevla’nın zatının nuru ile alakadar ve sıfatının eseri olan ilm-i Kur’an ile meşgul oluyorsunuz. Burada öğrendiklerinizle ümmet-i Muhammed’in evladını bataklıktan kurtarmağa hazırlanıyorsunuz. Bu ne yüce bir vazifedir…
Yemin ederim çocuklar, sizler bu dünyanın en bahtiyar insanları ve hatemi’s-saade bahçesinin fidanlarısınız. Hepiniz ümmet-i Muhammed’e yadigar olsun.”
Suleyman Hilmi Tunahan (K.S.A)
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GÜZEL SÖZLER, GENEL, NASİHAT, SULEYMAN HiLMi TUNAHAN, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 30, 2007

Ebussud Efendi
Kanunî Sultan Süleyman ve İkinci Selim zamanlarında yirmi yedi yıl kadar şeyhülislâmlık görevinde bulunmuş, devrinin en büyük din âlimlerinden biridir. Babası Şeyh Muhiddin Mustafa, İmâdiyeli olduğu için ona İmâdî diyenler de vardır.
Asıl adı Mehmet olup 1491-1575 yılları arasında yaşamıştır.
Kanunî Sultan Süleyman ve İkinci Selim zamanlarında yirmi yedi yıl kadar şeyhülislâmlık görevinde bulunmuş, devrinin en büyük din âlimlerinden biridir. Babası Şeyh Muhiddin Mustafa, İmâdiyeli olduğu için ona İmâdî diyenler de vardır.
İstanbul civarında Müderris köyünde doğdu. Babasından ve dönemin âlimlerinden, özellikle büyük İslâm âlimi Şeyhülislâm İbni Kemalden okuduktan sonra müderris olmuştur. Bursa ve İstanbul Kadılığı, Rumeli Kazaskerliği görevlerini yürüttükten sonra 1548 yılında şeyhülislâm olmuştur.
Kanunî Sultan Süleyman zamanında yirmi ikiye ve İkinci Selim zamanında da altı yıla yakın bu makamda bulundu.
1575 yılında seksen dört yaşında iken ölerek Eyüp civarında yaptırdığı mektebin yanında gömüldü. Osmanlı şeyhülislamları içinde şahsiyet ve ilmiyle en mühim olanlardan biridir.
İrşâdü Akl-ı Selîm adlı bir Kuran tefsiri ile fetvaları meşhurdur. Ahlak ve fazileti bir mesel olacak derecede şöhret bulmuştur.
Ölümünde Mekke ve Medine halkı ayrıca cenaze namazı kılmışlardı.
Üsküp’te bir camiî, İstanbul’da bir hamamı vardır ve İstanbul’un meşhur caddelerinden biri onun adını taşır. Türkçe şiirleri düzgün ve kuvvetli olduğu gibi Arapça şiirleri de Arap edebiyatının en başarılı eserlerinden kabul edilmiştir.
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İSLAM ALİMLERİ, İZ BIRAKANLAR | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 29, 2007

TAVUK ETİ HAKKINDAKİ FETVALAR
Sual: Tüylerinin kolay yolunması için kesilen tavuklar sıcak suya bırakılıyor. Böyle tavukları yemek caiz midir?
CEVAP
Yarılmadan, kaynar suya konursa necis olur. Yenmesi haram olur. Eğer, karnı yarılıp içi yıkanıp temizlendikten sonra, kaynar suya konursa, tüylerine necaset bulaşmamışsa, yenmesi helal olur. (Ebüssüud Efendi Fetvası)
Kaynamayan sıcak suda bırakılan içi boşaltılmamış tavuğun, yalnız derisi necis olur, böyle bir tavuğun içini boşalttıktan sonra, üç defa soğuk su ile yıkanınca her yeri temiz olur. İşkembe de böyle 3 defa yıkanınca temiz olur. (Redd-ül Muhtar)
Sual: Burada tavukları ağızlarına bıçak sokarak beyinlerini parçalayıp öldürüyorlar. Böyle kesilen tavukları yemek caiz olur mu?
CEVAP
Bahsettiğiniz şekilde kesilen tavukları müslümanların yemesi caiz olmaz. (Tahtavi)
Sual: Boynu kopartılarak öldürülen tavuk leş mi olur?
CEVAP
Evet.
Sual: Tahlil için kan alırken ölen tavuğu yemek caiz mi?
CEVAP
Hayır.
Sual: Duyduğuma göre, bazı kesim yerlerinde, bıçaklara besmele yazdırmışlar onlarla kesiyorlarmış. Bazı yerlerde de, makineye besmele yazmışlar. Bazı yerlerde de sabah bir kere besmele çekmek yeter deniyormuş. Böyle kesilen tavuk ve diğer hayvanlar yenir mi?
CEVAP
Bütün din kitaplarında her hayvan için ayrı besmele çekilmesinin gerektiği bildiriliyor.
Evcil hayvan ile yabani hayvanların kesimi farklıdır.
Avcı, tavşana, kekliğe silah atarken, ava tazıyı [av köpeğini] salarken, kekliğe, bıldırcına şahini gönderirken besmele çekmekle o hayvan dine uygun kesilmiş sayılır. Ama bir tavuğa besmele ile kurşun atılsa o hayvan yenmez. Çünkü tavuğu tutup kesme imkanı vardır.
ALINTI
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: BUNLARI BiLiYORMUYDUNUZ, DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, FETVALAR, FIKIH, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, HARAM & HELAL, HARAM ve HELAL, SORU ve CEVAPLAR, TAVSİYELER, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ, İLGİNÇ | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 29, 2007

TELEVİZYONNAME
HEZAYAN KUSARIM TON TON,
BENİM ADIM TELEVİZYON.
ÇALIŞMAYA VERİRİM SON,
BENİM ADIM TELEVİZYON.
CAMİ CEMAATİ BEŞ ON
BENİMKİ BİN KERE MİLYON
DİNLİ DİNSİZ LAİK MASON
BENİM ADIM TELEVİZYON
YATSI NAMAZI KILDIRMAM
SABAH NAMAZINA KALDIRMAM
SÖYLEYENLERE ALDIRMAM
BENİM ADI TELEVİZYON
ÖLDÜRÜCÜ BİR ARIYIM
NEFSİN KESKİN BIÇAĞIYIM
KÖR ŞEYTANIN ÇIRAĞIYIM
BENİM ADI TELEVİZYON
RAHMET DEĞİLİM LANETİM
ASLINDA BEN BİR ALETİM
VARDIR KASITLI GAYRETİM
BENİM ADIM TELEVİZYON
GEYİK GİBİ BOYNUZUM VAR
PAYLAŞILACAK KOZUM VAR
NAMUSUNUZDA GÖZÜM VAR
BENİM ADIM TELEVİZYON
BENİ REDDETTİ SOFULAR
SONUNDA TESLİM OLDULAR
KARŞI KOYAMAZ OLDULAR
BENİM ADIM TELEVİZYON
IŞK DEĞİLİM AYNAYIM
BEN HEP GÜÇLÜDEN YANAYIM
ROLÜMÜ GÜZEL OYNARIM
BENİM ADIM TELEVİZYON
ZORLA HER EVE GİRERİM
EV SAHİBİNE SÖVERİM
GAFİLLERİ PEK SEVERİM
BENİM ADIM TELEVİZYON
NAMAZLARDA VESVESEYİM
EHLİ DÜNYAYA NEŞEYİM
SEVİNCİMDEN DÖRT KÖŞEYİM
BENİM ADIM TELEVİZYON
BANA BAKAN GÖZLER YANDI
YALANIMA HERKES KANDI
NE SÖYLERSEM İNANDI
BENİM ADIM TELEVİZYON
MANA KAYBOLDU TOZUMDA
KALPLER KAYBOLDU TUZUMDA
DÜNYA BENİM BOYNUZUMDA
BENİM ADIM TELEVİZYON
BEN VAR İSEM OLMAZ SOHBET
O SEMTE UĞRAMAZ RAHMET
KİN,İHTİRAS,FİTNE, ŞEHVET
BENİM ADIM TELEVİZYON
HERYERE AKIN EDERİM
UZAĞI YAKIN EDERİM
SADE BANA BAKIN DERİM
BENİM ADIM TELEVİZYON
HERKES BİR BAHANE BULUR
KURTLAR VADİSİNDE DOĞRULUR
NİFAK MAYAMDA YOĞRULUR
BENİM ADIM TELEVİZYON
DAİMA UZAĞIMDIR ALLAH’TAN
KUMANDALIYIM UZAKTAN
BAKAN KURTULMAZ TUZAKTAN
BENİM ADIM TELEVİZYON
BEN DECCALIN DÜDÜĞÜYÜM
BATININ ZÜBÜĞÜYÜM
ŞEYTANLARIN BÜYÜĞÜYÜM
BENİM ADIM TELEVİZYON
ALALARI ETTİM DENİ
UNUTTURDUM SANA SENİ
ŞİMDİ TANIDINMI BENİ
BENİM ADIM TELEVİZYON
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: DiGER KONULAR, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, TÜRKİYE, TV, YORUMSUZ, ŞİİR | Yorum Yok »
Yazan: beysehirliyiz Ekim 29, 2007
ERKEKLERiN VAZiFELERi

( Bir Babanin ogluna nasihatleri ) Alinti
Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: DiGER KONULAR, DiNi KONULAR, EVLİLİK, GÜNCEL, GÜNDEM, GENEL, NASİHAT, TÜRKİYE, YORUMLAR, YORUMSUZ | Yorum Yok »