BEYŞEHİR VE ÇEVRESİ

BEYŞEHİR VE ÇEVRESİ

Arşiv Nisan, 2007

BÜYÜK İSLÂM İLMİHALİ

Yazan: beysehirliyiz Nisan 30, 2007

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

Medine Güzel Şehir

Yazan: beysehirliyiz Nisan 29, 2007

Peygamber efendimiz buyuruyor ki; Kim Allah için hacceder, bu esnada kötü işlerden ve Allah`a karşı gelmekten sakınırsa (kul hakları müstesna) annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahlardan arınmış olarak döner… (Buhari-Müslim)

MEDİNE-İ MÜNEVVERE

Medine, Peygamber Efendimiz (sav) ve ashabı, Mekke`de baskı ve işkenceye maruz kaldıkları sırada sığındıkları yerdir. Medine`nin
tüm müslümanlar açısından özel bir önemi bulunmaktadır.
Medine, Mekke`nin kuzeyinde 452 km`lik bir mesafededir. Kapladığı alan 59 km2 yi aşar. Nüfusu 300 000`in üzerindedir.
Medine, İslam`ın ilk başkentidir. İlk İslam devleti burada kurulmuştur. Bu şehir İslam tarihinin çok önemli olaylarına sahne olmuştur. Medine`nin daha bir çok faziletleri de vardır.
“Benim mescidimde kılınan bir namaz, başka mescitlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir. Ancak Mescid-i Haram müstesna. Mescid-i Haram`da kılınan bir namaz, başka mescidlerde kılınan namazdan yüzbin defa daha faziletlidir.” (Ahmed b. Hanbel Sened-Sahih ile)

MEDİNE-İ MÜNEVVERE`NİN FAZİLETLERİ

Medine-i Münevvere mübarek bir şehirdir. Efendimizin burada medfun olmalarıyla adeta dünyanın göz bebeği haline gelmiştir. Bir hadis-i şeriflerinde efendimiz ” Benim evimle minberim arasındaki yer, cennet bahçelerinden bir bahçedir” buyurmuşlardır.
Medine`nin en büyük özelliklerinden birisi de toprağının şifa olmasıdır. Efendimiz “Medine`nin toprağı şifadır” buyurarak bunu en güzel bir şekilde ifade etmişlerdir. Tabi bununla birlikte Medine toprağının hiç bir yere taşınamayacağını da belirtmekte fayda vardır.
Bu mübarek beldenin özelliklerinden birisi de kıyamete kadar Deccal`in ve taun hastalığının bu mübarek beldeye kesinlikle giremeyeceğidir. Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde ” Medine`ye Deccal ve taun giremez” buyurmuşlardır. (Buhari-Müslim)
Cenab-ı Allah kıyamet gününde cümlemizi resulünün şefaatine mazhar kılsın. (Amin)
Kim benim mescidimde, hiç kaçırmadan 40 vakit namaz kılarsa, kendisine; biri ateşten kurtulma beratı, biri azaptan kurtulma beratı yazılır ve nifaktan da uzak tutulur. (Ahmed b. Hanbel Sened-i Sahih ile)

ZİYARET YERLERİ VE ADABI

1-PEYGAMBER EFENDİMİZİN KABRİ ŞERİFİNİ ZİYARET
: Alemlere rahmet olarak gönderilen efendimizin mescidini ve kabrini ziyaret etmek hacılarımızın asli görevlerin dendir. Efendimiz (sav) şöyle buyurmuşlardır: ” Sadece üç mescidi ziyaret için sefere çıkılır; Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve Mescid-i Aksa.” (Buhari-Müslim) Diğer bir hadisi şeriflerinde ise ” vefatımdan sonra beni ziyaret eden hayatımda beni ziyaret etmiş gibidir.” Bir diğer hadisi şeriflerinde ise “kabrimi ziyaret eden kimseye şefaatim vacip olur.” Buyurmuşlardır. Ziyaretten önce kafile başkanının talimatına uyularak gerekli temizlik yapıldiktan sonra kabri şerifin önünde selam verilir. Salatü selamlar okunur. Daha sonra da peygamberimi- zin kabrinin hemen yanında bulunan Hz Ebubekir (ra) ve Hz Ömer (ra)`ın kabirlerinin karşısına geçilip selam verilir. Selamlamadan sonra Ravza-i Mutahhara`da (cennet bahçesi) iki rekat Allah(cc) rızası için namaz kılınır. Namazdan sonra ümmet-i islamın kurtuluşu ve müslümanların uyanışı için dualar edilir…
2- UHUD: Uhud dağı haremin 5.5 km kuzeyinde yer almaktadır. Hicretin ikinci senesinde İslam tarihinin ikinci büyük savaşı burada yapılmıştır. Peygamber efendimiz (sav)`in mübarek dişlerinin kırıldığı yerdir. 700 kişilik bir müslüman ordusu 3000 kişilik müşrik ordusu ile burada çarpışmıştır. 70 kadar şehid verilmiştir. Bunlardan bazıları; Peygamber efendimizin amcası Hz Hamza, bayraktarı Mus`ab b. Umeyr, okçuların reisi Abdullah b. Cübeyr`dir. Bu şehidleri Perşembe günü ziyaret etmek müstehaptır.
3- MESCİD-İ KIBLETEYN: Medine`nin kuzey batısında kalır. İlk ismi “Beni Seleme” mescididir. İki kıbleli mescid de denilmektedir. Peygamberimiz (sav) Mekke`de iken Kudüs`teki Mescid-i Aksa`ya yönelerek namaz kılardı. Medine`ye hicretinden 16-17 ay gibi bir zaman sonra inen ayet üzerine Kabe`ye yöneldi. Ayet indiğinde sahabiler bu mescid de ikindi namazını kılıyorlardı. Kıblenin Kabe`ye çevrildiği haberi gelince son iki rekatı da Kabe`ye dönerek kıldılar. Bundan dolayı bu mescide iki kıbleli mescid denilmiştir.

4- HENDEK SAVAŞI VE YEDİ MESCİDLER:
Peygamberimizin Medine`ye hicretinden 5 yıl sonra vuku bulmuştur. Bedir ve Uhud`da ağır kayıplar veren Mekkeli müşrikler iyice hırslan
mışlar, bunun acısını çıkarmak için civar bütün kabileleri ve yahudi- leri de yanlarına alarak 10 000 kişilik bir orduyla Medine`yi muhasa ra etmişlerdi. Peygamberimiz ise ashabı ile istişare ederek Selman-ı Farisi`nin fikri üzerine müşrikler Medine`ye gelmeden şehrin etrafına hendekler kazmışlardı. Bu savaşta müslümanlar yedi şehit vermiş; müşriklerden de dört kişi öldürülmüştür. Hendeğin uzunluğu 2500 m. Derinliği 5 m. Genişliği 6 m. idi. Allah resulü her on kişiye 20 m`lik bir alan vermiş ve hendek Medine`nin kuzey batısında kazılarak tamamlanmıştır. 20 günlük muhasaradan sonra Allahü Teala (cc) tarafından gönderilen şiddetli bir rüzgar sonucu müşrik çadırları ile tüm araç ve gereçleri darmadağın olmuş, kalplerine büyük bir korku gelmiş ve geri de bir sürü ganimet bırakarak Mekke`ye geri dönmek zorunda kalmışlardır. Zafer müslümanların lehine sonuçlanmış, Allah nurunu tamamlamıştır. Savaştaki komuta noktalarına Osmanlılar tarafından yedi adet küçük birer mescid yapılmıştır…
5- KUBA MESCİDİ: Medine`nin güneyinde kalır. Resulullah (sav) efendimiz Medine`ye hicreti esnasında daha şehre girmeden Kuba`da bir müddet kalmış ve burada ilk mescidi inşa etmiştir. Resulullah (sav) bu mescidi cumartesi günleri bazen yaya bazen de bineği ile giderek ziyaret ederdi. Çünkü bu mescid islam`da takva üzerine yapılan ilk mescittir.
“Kim evinde temizlenip abdest alır ve Kuba mescidine gidip namaz kılarsa onun için bir umre sevabı vardır. ” (Taberani)
Evet kardeşler, işte bu mekanları ziyaret edip, Peygamber efendimiz ve ashabının yaşadığı bu yerleri ve şartları tefekkür etmeli, İslam�ı yok etmek için yapılan savaşlardan gerekli dersleri alıp, bu şuur içerisinde hacc ibadetimizi yapmalıyız. Ayrıca burada aldığımız feyz ve bereketle memleketimizde de müslüman kardeşlerimizin uyanmalarına yardımcı olmalıyız….

BAZI TAVSİYELER:
-Farz namazlarını mutlaka Harem-i şerif`te kılmaya özen gösteriniz.
-Mescid-i Nebevi`de kılınan bir namazın diğer mescidlerde kılınan bir namazdan 1000 kat daha faziletli olduğunu unutmayınız..
-Vakitlerinizin çoğunu Haremi Şerifte Kur`an ve zikir ile geçiriniz..
-Medine`de geçireceğiniz kısa ve değerli vaktinizi çarşı-pazarda gezerek harcamayınız. “Hacc meşakkattir” hadisi şerifini hiçbir zaman hatırdan çıkarmayarak hacc esnasında karşılaşacağınız zorluklara karşı sabırlı ve metanetli olmaya gayret gösteriniz…
-Her türlü münakaşa ve tartışmanın hacc ibadetinize zarar vereceği-ni göz önünde bulundurarak bu tür hareketlerden kaçınınız…
-Temizliğinden emin olmadığınız yerden yemek yemeyiniz..

MESCİD-İ NEBEVİ İLE İLGİLİ BİLGİLER
**Eski yapı 18 000 m2 dir. İlave inşaat 82 000 m2 dir. Toplam
100 000 m2 dir.
**Kapalı kısımlarda aynı anda 400 000 kişi namaz kılabilir.
**27 adet hareketli kubbe mevcut olup, her biri 9 tonu ahşap, 60 ton ağırlığındadır.
**Yeni 6 minare ile toplam 10 minarelidir. Yeni minareler beşer şerefeli olup yüksekliği 104 m. dir. Her minare de 334 basamak vardır..
**Hilal: 4200 kg olup, 14 ayar kaplama altındandır. Türkiye`de imal edilmiştir.
**50 000 ton inşaat çeliği, 250 000 ton m3 beton kullanılmıştır. Hafriyat miktarı 574 000 m3 tür.
**91 adet kapı, 140 adet alt katta, 2400 adet de üst katta pencere bulunur.
**Teras kata çıkış için 6 adet yürüyen merdiven, 14 adet normal merdiven bulunur.
**İnşaatın tabanında 8500 adet betonarme kazık vardır. Derinlikleri 20 metre ile 57 metre arasındadır. Zemin katta 2400 adet kolon, normal katta 2020 adet kolon vardır.
**Harem soğuk su ile soğutulmak- tadır. Bu su, uzunluğu 7.5 km olan bir tünel ile Mescid-i Nebevi`ye ulaşmaktadır. İnşaatta 500 000 adet suni granit vardır.
**Yasin-i Şerif mermer levhalara yazılıp kolondan kolona tüm mescidi içten çevrelemiştir.
**Her biri 5 m çapında 2200 kg ağırlığında bronzdan 68 adet avize mevcuttur.
**Gelecekte üste kat çıkılabilmesi için kolon filizleri terasta mevcuttur.
**İnşaatta 3750 kişi çalışmıştır. Maliyeti 2 000 000 000$�dır.
**Haremin kuzeyi, batısı ve güneyinde “U” şeklinde yeraltında iki katlı otopark yapılmıştır. 10 000 araç kapasiteli otoparkın maliyeti
1 500 000 000$�dır…

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

Tuvalet Adabı….

Yazan: beysehirliyiz Nisan 29, 2007

 

 

Tuvalet âdabı, başlıbaşına bir kültür, bir terbiye meselesidir. Başka bir ifadeyle bir insanın seviyesi tuvalet âdabından da belli olur.
Peki İslâmiyet tuvalet âdâbıyla ilgili her hususu tespit etmiş midir?. Evet etmiştir. “La haya fî’ddin” (dinî meseleleri öğrenmede haya olmaz) kaidesince sahabeler bu mühim hususla ilgili de her meseleyi Peygamber Efendimize (s.a.v.) sormuşlar ve cevabını almışlardır.
Hz. Selman’ın (r.a.) rivayet ettiği hadis-i şerife bakalım: “Müşrikler Selman’a ‘Peygamberiniz sizleri herşeyi, hattâ helada oturma tarzını dahi öğretmiştir değil mi?’ dedi.
“Selman, ‘Evet! Resûlullah (a.s..) büyük abdest bozmak yahut su dökmek için kıbleye dönmeyi, sağ el ile taharet almayı, [su olmadığı zaman] üç taştan azı ile ve hayvan tezeği yahut kemik ile temizlik yapmayı bize yasakladı’ diye cevap verdi.” (Müslim, Tahare: 57)
Şimdi de “tuvalet âdâbıyla” ilgili temel kaidelere bakalım:

* Yollara ve insanların oturacağı yerlere abdest bozmamak lazımdır. Bu hususta, Muaz b. Cebel (r.a.) Resûlullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Şu üç laneti gerektirecek yere, büyük abdestini yapmaktan sakının: Su almaya gelinen yerlere, yol ortalarına ve gölgeliklere” (Tergib ve Terhib, c.1/197)

* Abdest alınan ve içilen bir su kenarına defi hacet yapmaktan sakınmak lazımdır. Hz. Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmuştur: “Kim abdest alınan ve içilen bir su kenarına defi hacet yaparsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir.” (Ramûz, c.2/413-14)

* Tuvalete girerken sol ayakla girmek, çıkarken sağ ayakla çıkmak lazımdır. Tuvalete girişte, “Erkek ve dişi şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım”; çıkarken ise “Elhamdülillah. Beni eziyet veren halden kurtaran Allah’a hamdederim” demek lazımdır. Defi hacetten sonra temizlik yaparken sol eli kullanmak gerekir.

* Abdest bozarken kıbleye dönmemek lazımdır. Hz. Ebû Eyyûb’un (r.a.) rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizden biri büyük veya küçük abdeste çıktığında ön veya arkasını kıbleye dönmesin.” (a.g.e, c.1/45-19)

* Tuvalette konuşmamak lazımdır. Ebû Said el-Hudri (r.a.) Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “İki kişi avret yerleri açık ve birbirleriyle konuşarak tuvalete çıkmasın. Zira Allah buna gücenir.”
(Tergib ve Terhib, c. 1/203)

* Tuvalette sidiğin sıçramasından sakınmak lazımdır. Zira bundan sakınmamak kabir azabına sebeptir. İbn Abbas (r.a.) Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Kabir azabının çoğu sidiktendir. Sidikten sakının.” (a.g.e., c. 1/205)

* Açık arazilerde yerdeki deliklere küçük abdest yapmaktan sakınmak lazımdır. Peygamber Efendimiz, “Yerdeki delikler cinlerin meskenleridir” buyurarak buraya küçük su dökmeyi yasaklamıştır, (a.g.e., c. 1/202)

* Tuvalette büyük veya küçük abdestten sonra temizlenirken su kullanmak lazımdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kuba’lıların temizlik için su kullanmalarını övmüştür. En güzel temizlik şekli su ile yapılanıdır. Tuvalet kağıdıyla yapılan temizlik hiçbir zaman su ile yapılan temizliğin yerini tutamaz. Şayet su bulunamazsa, açık arazide bulunuluyorsa o vakit taşla temizlenmek gerekir. Taharet için taş kullanıldığında tek sayıda kullanmak lazımdır.

__________

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

AkŞemseddİn Hazretlerİnden Tavsİyeler

Yazan: beysehirliyiz Nisan 29, 2007

 

Akşemseddin Hazretlerinin oğullarına ve talebelerine vasiyeti:
- Her işe Besmele ile başla.
- Temiz ol.
- Daima iyiliği adet edin.
- Tembel olma.
- Namaza önem ver.
- Nimete şükür, belaya sabr et.
- Dünyanın mutluluğuna mağrur olma.
- Kendini başkalarına meth etme.
- Namahreme bakma, harama bakmak gaflet verir.
- Kimsenin kalbini kırıp viran eyleme.
- Düşen şeyi alıp, temizleyerek yersen; fakirlikten kurtulursun.
- Edebli, mütevazi ve cömert ol.
- Tırnağınla dişini kurcalama.
- Elbiseni üzerinde dikmekten sakın.
- Cünüp kimse ile yemek yemek gam verir.
- Yalnız bir evde yatmaktan sakın.
- Çıplak yatmak fakirliğe sebep olur.

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

Zemzem suyunun esrari !

Yazan: beysehirliyiz Nisan 29, 2007

an test sonuclarina göre Dunya`da icinde 80 km uzaklikta. Bu sartlarda suyunu deniz

ZEMZEM SUYU`NUN ESRARI

 

1- Avrupa`da labaratuvarda yapilan arastirmaya gøre zemzem suyu diger sulara gøre cok daha az kukurt tasimaktadir.


2- Yine ayni arastirmaya gøre diger sularla kiyaslandiginda cok daha besleyicidir.Ve cok daha fazla mineral barindirmaktadir.

3- Kaynagi henuz bulunamamistir. Nereden geldigi suanki teknoloji ile dahi bilinemiyor. Yakinlarinda hic bir kuyu yok, ve denize`de 80 km uzaklikta. Bu sartlarda suyunu denizden veya baska bir kuyudan almasi imkansiz. Nasil oluyorda binlerce yildir suyu bitmiyor ? Ve bunu insanoglu bilemiyor bulamiyor.

4- Acligini gidermek icin icen kisinin acligini, susuzlugunu gidermek icin icenin susuzlugunu giderir.

5- Sadece 1,5 metre derinligindeki ufacik bir kuyudan cikan su, Hac mevsimi boyunca milyonlarca hacinin su ihtiyacini karsilamaktadir. Ve hic bir zaman ne bir azalma ve nede kuruma gibi bir endise ve emare gøstermemektedir.

6- Dunya saglik ørgutu (WHO)`nun raporlarina gøre Dunya`daki en icilebilir saglikli sulardan ilki`dir.

7- Amerika`da yapilan test sonuclarina gøre Dunya`da icinde microorganizma ve bakrei bulunmayan TEK su Zemzem`dir

den veya baska bir
ku.

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

Ey Bilâl!

Yazan: beysehirliyiz Nisan 28, 2007

 

Bureyde (r.a)’den:
Rasulullah (s.a.s) birgün sabahleyin Bilâli çağırarak şöyle dedi:
-”Ey Bilâl! Hangi ameli işledin ki benden daha önce cennete girdin? Vallahi her cennete girdiğimde önümde senin ayak sesini duyuyordum. Dün cennete girdim ve senin ayak sesini önümde duydum. Sonra, altından yapılmış bir saraya geldim ve:
- “Bu kimin?” diye sordum.
- “Arap olan birisine aittir” dediler.
- “Ben de Arabım, bu kimin?” dedim.
- “Kureyş kabilesinden olan birisine aittir” dediler.
“Ben de Kureyş kabilesindenim, bu kimin?” diye
sordum.
- “Muhammed ümmetinden birisine aittir” dediler.
- “Ben Muhammedim, bu saray kimin?” diye sordum:
- “Ömer ibn Hattaba aittir” dediler.
Bilâl: .
- “Yâ Rasulailah! Her ezan okuduktan sonra iki rekât namaz kılarım. Her abdestim bozulduktan sonra hemen abdest alır ve iki rekât namaz kılarım” dedi.
Rasulullah (s.a.s):
-”işte bu yüzden benden daha önce cennete girdin”
buyurdular.
(Ahmed, Tirmizi)

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

Dua`da Allah Dostlarini vasıta yapmak !

Yazan: beysehirliyiz Nisan 28, 2007

 

Sadece Hazret-i Ebu Bekri değil, Eshab-ı kiramdan herhangi birini veya herhangi bir evliya zatı vasıta kılarak yapılan dualar kabule şayandır. Böyle bir dua gayet uygundur. Şirkle bir alakası yok. Bezzaziyye isimli fetva kitabında, (Ölü veya diri, Peygamber ve Evliya hürmeti için dua etmek caizdir) buyuruluyor.

Peygamber efendimiz (Allahümme inni es’elüke bihakkıssailine aleyke = Ya Rabbi, senden isteyip de, verdiğin kimselerin hatırı için, senden istiyorum diye dua ediniz) buyururdu. (İbni Mace)

Maddi veya manevi bir isteği olan kimse, gece, gusledip veya abdest alıp, iki rekat namaz kılsa, her rekatında bir Fatiha ve üç İhlas okusa, selamdan sonra secdeye gidip, (Ya Rabbi, benim isteğimi Ebu Bekr-i Sıddık hürmetine yerine getir) diye dua etse; Allahü teâlâ, isteğini verir. (Menakıb-ı cihar-ı yar-i Güzin)

Allah Rasulu sallallahu aleyhi ve sellem’nun: “Mü’minin, müslüman bir kimsenin gıyabında kardeşi için yapmış olduğu dua kabul edilir” (Müslim)

Yine Enes b. Malik’ten rivayet edilen şu olay deliller cümlesindendir.
“Kıtlık zamanı Ömer Abbas b. Abdulmuttalib (r.a.) ile yağmur duasına çıkarak şöyle dua etti: -Allahım! Sana Peygamberimiz ile tevessülde bulunurduk sen de bize yağmur yağdırırdın. (Şimdi) Sana Peygamberimizin amcası ile tevessülde bulunuyoruz. Bize yağmur indir. Ravi der ki-Yağmur inmiştir.” (Buhari)

• Hz. Ömer’in Sözünün Anlamı:Biz Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem‘den bizim için dua etmesini böylece onun duasıyla Allah’a yakın olmayı kastediyorduk. Şimdiyse O, Allahın rahmetine kavuştuğundan dolayı bizim için dua edemez. Bu nedenle bizim için dua etmesini amcasından istiyoruz.

Enes b. Mâlik (r.a), vefatı yaklaştığı zaman, öldükten sonra bedenine ve kefenine konacak kokunun içine, Hz. Peygamber (s.a.v)’in terinin ve saç tellerinin bulunduğu (ve annesi Ümm-ü Süleym (r.anha) tarafından muhafaza edilen) kokudan da katılmasını vasiyet etmişti. Vefat ettiği zaman bu vasiyeti yerine getirildi.” (el-Buhârî, “İsti’zân”, 41.)

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

Bayanlarin Pantolon Giymesi Caizmi ?

Yazan: beysehirliyiz Nisan 28, 2007

 

Peygamber (s.a.v) hadisi şerifinde ;” Kendini erkeğe benzeten kadina, kendini kadina benzeten erkeğe lanet olsun buyurmuştur. ” Burada ki kasit bir kadinin saclarini bir erkek gibi kisaltmasi, erkeklere mahsus giyilen seyleri giymesidir. Erkekler icinde bir kadin gibi saç uzatmasi, veya kadinlara mahsus hareketlerde bulunmasidir. Bununla beraber, Kadinlarin şalvar giymesi dinimizde çok hoştur. Bir gun bir kadin deve üzerinde Peygamber (s.a.v) haz. lerinin yakinlarindan geçerken, deveden dusmus ve bacak arasi belli olacak sekilde yerde kalmistir. Fakat bu kadin salvar giydigi icin ve mahrem yerleri belli olmadigi icin, Peygamber (s.a.v) o kadina ve o tarz giyinen kadinlara soyle dua etmistir. ” Şalvar giyen kadina Allah�in rahmeti olsun “.

” (Hadîsi; Ukaylî, Ibn Adîy (Kâmil’de) ve Beyhakî (el-Edep’te) rivâyet etmişlerdir.Buna göre erkek gibi pantolon giyinen bir kadın, avretini örtme emrini yerine getirmiş olsa dahî, erkeğe benzememe emrini yerine getirmediğinden günahtan kurtulamaz. Giydiği pantolon dar olur da vücut hatlarını ortaya koyarsa, fitneye (helâl olmayan cinsel duygulara) sebep olacağı için ayrıca günah işlemiş olur.

Kadının her yeri kapalı amma bir mahrem yerini dahi dar giyinmişse bu tesettürlü değildir.

Resulullah aleyhisselam efendimiz “Allah örtülü çıplak kadınlara lanet etsin…” buyuruyorlar.

Örtülü amma çıplak… Diğer başka bir hadis-i şeriflerinde “cehhennemliklerin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm…” buyurmuşlardır.

Peygamber efendimiz buyuruyor ki:
(Kadın elbisesi giyen erkeğe, erkek elbisesi giyen kadına lanet olsun!) [Hakim]

(Erkeğe benzemeye çalışan kadın, kadına benzemeye çalışan erkek bizden değildir.) [İ.Ahmed]

(Kadın gibi davranan erkeğe, erkek gibi davranan kadına lanet olsun!) [Buhari]

(Erkeklere benzeyen kadınlara ve kadınlara benzeyen erkeklere Allah lanet etsin!) [Taberani]

5223 - İbnu Ebî Müleyke anlatıyor: “Hz. Aişe radıyallahu anhâ’ya: “Kadın (erkeğe mahsus) ayakkabı giyer mi?” diye sorulmuştu:
“Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kadınlardan erkekleşenlere lanet etti!” diye cevap verdi.”
Ebu Dâvud, Libâs 31, (4099).
5224 - Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselâm kadın elbisesini giyen erkeğe ve erkek elbisesini giyen kadına lanet etti.”
Ebu Dâvud, Libas 31, (4098).

Hadislerde de görüldüğü gibi Allah Rasulü (s.a.v.) efendimiz böyle ferman buyurmuş.Bize düşen lebbeyk ya Rasulullah demektir. Pantolon erkek kıyafetidir.Nefsimizin sevdiğini değil de Allah Rasulü’nün emrettiğini yaparsak hakkın rızasına ereriz inşallah.Selam ve dua ile…

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

iLAHi - Medineye Varamadim

Yazan: beysehirliyiz Nisan 28, 2007

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »

iLAHi - Veysel Karani

Yazan: beysehirliyiz Nisan 28, 2007

Yazı kategorisi: Kategorilenmemiş | Etiketler: | Yorum Yok »